Dünyanın bugüne kadar gördüğü en dönüştürücü ve yıkıcı teknolojilerin başında gelen yapay zekâ, küresel ekonomiye büyük katkıda bulunma potansiyeline sahip. Elon Musk yapay zekâyı “tarihin en yıkıcı gücü” olarak nitelendirerek, yapay zekâ konusunda şunu belirtmişti: “Bir noktada hiçbir işe ihtiyaç olmayacak. Kişisel tatmin için isterseniz bir işiniz olabilir; ancak yapay zekâ her şeyi yapabilecek.” Musk’ın spekülatif görüşü üzerinde ciddi olarak düşünülmesi gerekse de bu görüş herkes tarafından paylaşılmıyor. Örneğin, İngiltere Başbakanı Rishi Sunak’a göre: “Yapay zekâ sadece insanların işlerini otomatikleştirmekle kalmayacak. Yapay zekâyı daha iyi bir şekilde konumlandırmanın yolu onu bir yardımcı pilot olarak düşünmek olmalı. Yapay zekâyı, herkesin işini daha iyi ve daha hızlı yapmasına yardımcı olabilecek bir araç olarak görmek gerekiyor.” Başka bir deyişle, işimizi yapay zekâ ile nasıl farklılaştıracağımızın ve yapay zekâ ile nasıl değer katacağımızın yollarını aramalıyız.

Gerçek şu ki, yapay zekâ, insanların yapabildiği şeyleri mutlaka yapabilir; üstelik tüm bu görevleri hatasız bir şekilde yerine getirebilir. Yapay zekâ, verileri analiz etme ve farklı senaryolar, bulgular ortaya çıkarma konusunda müthiş sonuçlar çıkarabilir. Ancak en iyi kararları vermek için hâlâ insanlara ihtiyaç bulunuyor. Bu süreç de bir sistematik geliştirmekle ilgili. İlk olarak, insanlar yapay zekâ sistemine giren verilerin doğruluğundan sorumlu. Yapay zekâyı besleyen veriler doğru olsa bile sonuçların da doğru olacağının garantisi bulunmuyor. Potansiyel önyargıları engellemek, sonuçları gözden geçirmek ve bazı durumlarda daha iyi sonuç almaya yönelik gerekli yönlendirmeleri gerçekleştirmek için hâlâ insan uzmanlığına ihtiyaç bulunuyor. Özellikle, insan olarak yapay zekânın sahip olmadığı nüansları fark ederek, mantıksal akıl yürütmede avantajımız bulunuyor. Yapay zekânın kontrolden çıkarak, dünyaya zarar vermemesi adına da insana büyük görev düşüyor. Yapay zekâ, insanlar tarafından verilen görevleri gerçekleştirmeye çalışırken, konulması gereken kurallar konulmadığı için kontrolden çıkabilir. Bu nedenle yapay zekânın kötü sonuçlarını da düşünerek, baştan geliştirme süreçlerini tasarlamalı ya da kuralları baştan belirlemeliyiz.

Yapay zekâ kaynaklı iş kaygısı artıyor.

Bununla birlikte, yapay zekâ odaklı iş kaygısı gündemdeki yerini sürekli olarak koruyor, çünkü yapay zekânın gelişim hızı öyle bir ivme kazandı ki, artık gelişmeleri takip etmek ve sektörlere olan etkilerini analiz etmek bile oldukça güçleşti. Çok uzun süredir bu teknolojinin iş kaybına yol açacağı endişesi ağır basıyor. Geçtiğimiz yıl, üretken yapay zekâ alanındaki gelişmeler, pek çok çalışanı yapay zekâyı daha iyi anlamaya ya da daha hızlı adapte olmaya yönlendirdi. Birçok çalışan yapay zekâ eğitimleri ya da kurslarına katılarak, bu alanda kendilerini geliştirmeye çalışıyor. Ancak bu alanda çalışanlarını geliştirmek için gerekli eğitim ve altyapı planlamaları gerçekleştirmek, şirketlerde kurumsal bir değişim yönetimi de gerektiriyor. Ünlü fütürist ve yazar Yuval Harari de The Economist için kaleme aldığı bir yazısında bu konuya değiniyor ve yapay zekâ korkusunun, bilgisayar çağının başlangıcından bu yana insanlığın peşini bırakmadığını ve bununla birlikte, son birkaç yıldır, insan uygarlığının hayatta kalmasını beklenmedik bir yönden tehdit eden yeni yapay zekâ araçlarının ortaya çıkmasının bu korkuyu farklı bir seviyeye taşıdığını belirtiyor.

Yapay zekâ, inovasyon hızını katlandırıyor.

Üretken yapay zekâ, çeşitli sektörlerde inovasyon süreçlerini önemli ölçüde hızlandırmaya başladı. Örneğin, teknoloji sektöründe şirketler, üretken yapay zekâyı büyük veri setlerini analiz etmek, yeni görüşleri ortaya çıkarmak ve hızla yeni çözümler prototiplemek için kullanarak şaşırtıcı hızlarda yenilikçi ürünler ve hizmetler geliştiriyor. Otomotiv endüstrisinde ise üretken yapay zekâ, yeni araç prototiplerini tasarlamak ve test etmek için kullanılarak, daha kısa bir süre içinde öne çıkan özellikler ve işlevselliklerin tanıtılmasına öncülük ediyor.

İstatistikler tarafından da ortaya konulduğu üzere, doğru kurgulandığı zaman, yapay zekâ araçları ve otomasyon çözümleri, işletmelerin daha yüksek düzeyde üretkenlik elde etmelerine ve vaat edilen sonuçları zamanında teslim etmelerine de gerçekten yardımcı oluyor. PwC’ye göre, yapay zekâ 2035 yılına kadar üretkenliği yüzde 40 artıracak.

Yapay zekâ dezenformasyonu, kritik küresel seçim yılında büyük rol oynayacak.

 2023 boyunca, yapay zekâ sohbet robotları ve çeşitli diğer yapay zekâ araçları bir yığın dezenformasyon üretti. Yıl boyunca, yapay zekâ kullanılarak uydurma görüntüler, deepfake videolar ve manipülatif sosyal medya gönderileri oluşturuldu. Bu endişeler ışığında, bu yıl tüm dünyada oldukça önemli seçimler olacağını unutmamak gerekiyor. ABD, İngiltere, Hindistan, AB ülkeleri, Rusya, Brezilya, Meksika, Endonezya, Avusturya, Venezuela, Güney Kore, Sri Lanka, Gana, Güney Afrika, İran ve Tayvan 2024 yılında önemli seçimlere tanıklık edecek. Cambridge Analytica skandalının oldukça çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdiği siyasi manipülasyonlara karşı, bu seçim süreçlerinde dikkatli olunması gerekiyor.

Bu yıl yapay zekâ alanındaki önemli gelişmelerden olması beklenen büyük, yeni çoklu modellerin özellikle video üretiminde daha gerçekçi deepfake’leri çok daha hızlı bir şekilde oluşturması, dikkat edilmesi gereken konuların başında yer alıyor. Önde gelen liderlerin ya da kanaat önderlerinin, asla söylemediği şeyleri söylemiş gibi görüneceği videoların yayılmasını göreceğiz. Tüketicilerin ve seçmenlerin bunun farkında olması gerekiyor. Ancak yapay zekânın gelişim hızı ve yetenekleri göz önüne alındığında, tüketiciler kadar hükümetlerin ve yöneticilerin de gerekli önlemleri almaları gerekiyor.

Akademik kaos: Yapay zekâyla yapılan intihallerin tespiti

ChatGPT’nin 2022’de piyasaya sürülmesinden sadece altı ay sonra, öğrencilerin yaklaşık yarısı ürünü kullandıklarını bildirdi. Bu nedenle, 2023 boyunca öğrencilerin ödevlerinde yapay zekâ kullanarak kopya çektiklerine ya da kolaya kaçtıklarına dair hikâyeler duymak şaşırtıcı değildi. ChatGPT ve benzer platformların öğrenciler ve akademisyenler için sorun yaratmaya devam edeceğini gösteren birçok kanıt bulunuyor. Öte yandan, bu tarz yapay zekâ platformlarının iş hayatının bir parçası olacağı gerçeği karşısında, bu platformları etkin kullanmanın önemi daha da artıyor. Özellikle öğrencilerin üretken yapay zekâyı nasıl kullanmaları gerektiği ve öğrenimlerini nasıl pekiştireceğine yönelik olarak müfredata yapay zekâyla ilgili eklemeler yapmakta yarar var. Basite kaçarak, tüm çalışmaları üretken yapay zekâya yaptıran öğrencileri tespit etmek adına, yine yapay zekâ tabanlı intihal veya yapay zekâ içerik tespit uygulamalarından destek de alınabilecek.

Yapay zekâ asistanlar daha gelişmiş hale gelecek.

2024’te işleri halletme yeteneklerine sahip yapay zekâ asistanları sayesinde, bilgi alımından ziyade pratik uygulamaya geçeceğiz. Yapay zekâ asistanları rezervasyon yapmaktan, seyahat planlamaya ya da diğer hizmetlere destek olmaya kadar karmaşık görevleri yerine getirecek. Ancak, bu süreçlerde, dikkatli olmamız gereken nokta yine, yapay zekânın bu görevleri yerine getirme süreçlerinde sınırlarının doğru çizilmesi ve kontrol mekanizmalarının belirlenerek aksiyon alınması.

Önde gelen perakende firmaları müşterilerine yardımcı olacak yapay zekâ alışveriş asistanlarını devreye almaya başladı. Bu kapsamda, asistanlar belirlediğiniz temalar özelinde alışveriş listenizi hazırlayarak bir takım ürün önerileri ile birlikte ipuçları sunuyor. Örneğin tuttuğunuz takımın derbi maçını arkadaşlarınızla izlerken yemek siparişi vermek ya da arkadaşlarınızla 80’ler partisi yapmak istiyorsanız, asistan bu doğrultuda hızlıca tavsiyeler sunabiliyor. Öte yandan, hediye seçiminde de yapay zekâ size destek oluyor. Tercih ettiğiniz markalar, bütçeniz ve hediye gönderme sebebi gibi kriterlerinize göre hediye notu ile birlikte hediye önerileri sunabiliyor.

Yapay zekâ ve telif hakkı ihlalleri

2023’ün sonlarında, dünyanın en büyük ve en tanınmış yayın kuruluşu olan New York Times, platformlarını geliştirme süresince telifli makalelerinin kullandıkları gerekçesiyle OpenAI ve Microsoft’a milyarlarca dolarlık dava açtı. 2024’ün en önemli hukuki anlaşmazlıklarından olacak gibi görünen bu süreç, medya şirketlerinin üretken yapay zekâ araçlarını ciddi bir rakip olarak görmeye başladığının ispatı. Öte yandan, bu tarz yeni içeriklerin doğruluğu ve güvenilirliği, bu yıl gündemdeki en önemli konulardan biri olacak.

Dijital ikiz avatarlar

Anil Kapoor, Scarlett Johansson ve Tom Hanks gibi bazı aktörler, yapay zekâ avatarlarının izinsiz kullanımı konusunda yasal işlemler başlatmıştı. Hukuki çerçeveler henüz tam olarak oluşturulmamış olsa da bu bizi insan kimliği etrafında yeni bir ekonominin filizlendiği gerçeğine götürüyor. Herkesin kendi dijital ikizini oluşturmasına olanak sağlayacak hizmetler pek çok farklı kullanımın da önünü açacak. San Francisco merkezli Mimio.ai, kullanıcıların kendi yapay zekâ kişiliğini yaratmalarına izin verecek bir kişilik motoru inşa ediyor. Şirket, sadece ünlüler ve influencer’lar için değil, aynı zamanda e-posta yazışmalarını yönetmede yardım isteyen herkes; hatta gelecek nesiller için dijital bir benlik bırakmak isteyen yaşlılar için de uygulamalar öngörüyor. Şirket, kullanıcılara kişiliklerinin kontrolünü elinde tutabileceklerini ve istedikleri gibi paraya çevirebileceklerini taahhüt ediyor. Dijital klonların günlük hayatımızın bir parçası haline gelmesinin kaçınılmaz olduğu görülüyor. Bu doğrultuda, ticarette satın almak istediğimiz ürünlerin dijital ikizlerimiz üzerinde nasıl görüneceğinden tutun; kendi dijital ikizlerimiz ile Metaverse’te yer elde etme gibi pek çok farklı uygulama da ayrıca destekleniyor olacak.

Anlık çeviri araçları dünyayı küresel bir köye dönüştürüyor.

Yapay zekâ yazılımları insanlara neredeyse her dilde iletişim kurma imkânı sağlıyor. İnsanların kendi ses klonlarında farklı dillerde konuşmaları sağlanıyor. Bu klonlar hem gerçek zamanlı çeviri yapabiliyor hem de ağız hareketlerini senkronize edebiliyor. Spotify podcast yapımcıları için de yapay zekâ çevirisini deniyor. Şirketler ve markalar için, yapay zekâ çevirisi global etkileşimde yeni bir çağ başlatacak ve herhangi bir kitleyle özgürce iletişim kurma imkânı sağlayacak. Bu süreç, gerçek zamanlı çeviriye doğru ilerledikçe, müşteri hizmetleri, eğitim ve daha birçok alanda fırsatlar ortaya çıkacak. Yeni piyasaya sürülen akıllı cihazların pek çok uygulamasında da gerçek zamanlı çeviri süreçlerinin devreye alındığını gözlemlemeye başladık bile.

Yapay zekânın siber güvenlikteki rolü

Yapay zekânın siber güvenlikteki rolü 2024’te daha önce hiç olmadığı kadar kritik hale geliyor. Artan dijital tehditlere karşı, yapay zekâ tabanlı çözümler hassas veri ve sistemleri koruma konusunda öncü rol oynuyor.

Yapay zekâ sistemleri sayesinde siber tehditler gerçek zamanlı olarak tanımlanarak etkisiz hale getiriliyor. Bu da geleneksel yöntemleri açık ara geride bırakıyor. Yapay zekâ, ayrıca farklı eğilimleri analiz ederek potansiyel güvenlik ihlallerini ön görüyor ve proaktif savunma stratejilerini mümkün kılıyor. Yapay zekâ tarafından yönlendirilen güvenlik sistemleri otomatik olarak güncellendiği ve yeni tehditlere uyum sağladığı için manuel müdahale ihtiyacını da azaltıyor.

Yapay zekânın işletmeler için dönüştürücü faydalar sunduğu tartışmasız bir gerçek. Ancak, yakın gelecekte yöneticiler, geliştiriciler ve tüketiciler, yapay zekâ çıktılı halüsinasyonları çözme, çoklu model kullanım durumlarını etkinleştirme, yapay zekâ kullanım maliyetini azaltma ve yapay zekâ dağıtımını daha güvenli hale getirme gibi bir dizi zorluğa odaklanmak zorunda kalacaklar.

Wunderman Thompson’un Future 100’24 raporunda da belirttiği üzere, önümüzdeki birkaç yıl içinde yapay zekâ, daha fazla uzmanlıkla donatılmış olacak ve daha sofistike hale gelecek. Yapay zekânın yetenekleri ile hepimizin cebinde her konuya hakim bir profesör olacak. Ancak profesörlerle dolu bir üniversiteye girip mezun olan her insan aynı seviyede, donanımda ve kültür seviyesinde olmadığı gibi, bu yeni dijital profesörlerden nasıl yararlanılacağı da her insanın tercihi, yeteneği, kendini geliştirme hevesi ve isteğinde gizli.

Bir Cevap Yazın

Trending

Nedrin Barkın ÖREN sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin