Web 3.0

Web 3.0 nedir? Web 3.0 coinleri nelerdir? Web 3.0 araçları ve özellikleri… Geleceğin dünyasını nasıl bir internet bekliyor? İnternet ortaya çıktığı günden bu yana büyük oranda değişirken, geleceğin internetinin nasıl olacağı ve insanlığı ne gibi yeniliklerin beklediği de tartışılmaya devam ediyor… Bu anlamda gündemdeki en çok tartışılan noktalardan biri de Web 2.0 sonrası gelmesi beklenen Web 3.0 yeni nesil internet teknolojisi… 

Web 3.0, büyük oranda makine öğrenimi ve yapay zeka üzerine dayanan yeni nesil internet teknolojisini anlatıyor.

Verinin makine temelli şekilde değerlendirilmesi üzerine odaklanan daha açık, bağlantılı ve zeki web siteleri ve web uygulamaları yaratmayı amaçlıyor. 

Web 3.0, yapay zekanın ve makine öğrenimi teknikleri ile kullanıcıların daha aktif olduğu, daha fazla kişiselleştirilmiş bilgiyi daha hızlı şekilde sunmayı amaçlayan bir yapı…

Bunun gerçekleşmesinin de daha akıllı arama algoritmalarının kullanımıyla ve büyük veri analizlerinin geliştirilmesiyle mümkün olabileceği ifade ediliyor.

Mevcut web siteleri statik verilere ya da forumlar ve sosyal medya gibi kullanıcı kaynaklı içeriklere sahiptir. Bu durumda bilgiler ve veriler daha geniş bir kitlelere ulaşsa da, kişisel ihtiyaçlara göre bir düzenleme söz konusu değildir.  Bir web sitesinin bilgiyi gerçek hayattaki insan iletişimine benzer şekilde her bir kullanıcıya özel olarak düzenleyebilmesi Web 3.0’daki amaçlardan biri… 

World Wide Web’in yaratıcısı bilgisayar bilimci Tim Berners-Lee, çok daha önce “Semantik Web” fikrini de ortaya atarak bunu açıklamıştı. 

Tim Berners-Lee, “Web’in üzerindeki tüm veriyi (içerik, bağlantılar ve bilgisayarlarla insanlar arasındaki işlemler) analiz edebilme becerisine sahip olmasını hayal ediyorum. Bunu mümkün kılacak bir “Semantik Web” henüz yaratılmadı fakat yaratıldığında alım satımda, bürokraside ve günlük hayatlarımızda sürekli kullanılan mekanizmalar makinelerin birbirleriyle konuşmaları aracılığıyla idare edilecek” demişti. 

İnternetin evrimi ve gelişimi 

Web siteleri ve web uygulamaları geçtiğimiz yıllarda büyük değişimler yaşadı. Statik siteler geride kalırken  kullanıcıların etkileşim kurabileceği ve değiştirebileceği veri kaynaklı siteler haline ortaya çıktı. 

Web 1.0

Orijinal internet şu anda Web 1.0 olarak bilinen kavrama dayanmaktadır. Bu kavram 1999 yılında yazar ve web tasarımcısı Darci DiNucci tarafından Web 1.0 ile Web 2.0’ı birbirinden ayırırken ilk olarak ortaya atıldı. 1990’lı yılların başlarında web siteleri yalnızca bilgiyi görüntüleme becerisine sahip olan statik HTML sayfaları kullanıyordu ve kullanıcıların var olan verileri değiştirmesi mümkün değildi.

Web 2.0

Web 1.0 1990’lı yılların sonlarında daha interaktif bir internet yönünde değişimeye başladı. Web 2.0 ile kullanıcılar veri tabanlarının, sunucu taraflı süreçlerin, formların ve sosyal medyanın kullanımı ile birlikte web siteleriyle etkileşim kurmaya ve daha etkin olmaya başladılar. 

Böylece statik web yerine daha dinamik bir web’e doğru geçiş başladı. Web 2.0, kullanıcı kaynaklı içeriğe ve farklı siteler ile uygulamalar arasında karşılıklı etkileşime daha fazla önem verdi. Web 2.0’da katılım ön plana geçerken, 2000’lerin ortalarında birçok web sitesi Web 2.0’a geçiş yaptı.

Geleceğin interneti… Web 3.0… 

İnternetin tarihine bakıldığında,veriler önceleri kullanıcılara statik olarak sunuluyordu. Sonraları kullanıcılar bu veriyle dinamik şekilde etkileşim kurabilmeye başladı. Verilerin tamamı kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve Web’i daha kişiselleştirilmiş hale getirmek için algoritmalar tarafından kullanılmaya da başladı. 

Web 3.0 tam olarak tanımlanmış olmasa da, blockchain, açık kaynak yazılım, sanal gerçeklik, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve benzer birçok eşler arası (P2P) teknolojiyi ileriye taşımak açısından da değerlendiriliyor. 

Şu anda birçok uygulama yalnızca tek bir işletim sistemi üzerinde çalışabiliyor. Web 3.0 uygulamaların cihazdan daha bağımsız hale gelmesine yardımcı olabilir. Diğer bir deyişle uygulamalar ek geliştirme masrafı olmadan birçok farklı türde donanım ve yazılım üzerinde çalışır hale gelebilir.

Web 3.0 interneti daha açık ve merkeziyetsiz hale getirmeyi de amaçlar. Mevcut çerçeve dahilinde kullanıcılar sistemlerinden geçen bilgileri izlemek için ağ sunucularına ve hücresel sunuculara ihtiyaç duyar. Dağıtılmış kayıt defteri teknolojilerinin gelişmesiyle bu durum yakında değişebilir ve kullanıcılar kendi verilerinin mülkiyetini kendi ellerine alabilir.

Web 3.0’ın özellikleri nelerdir?

Merkezi bir kontrol noktası yok: Web 3.0’ın dikkat çeken özelliklerinden biri merkezi bir kontrolü olmaması.Aracılar aradan çıktığı için kullanıcılar verileri aracılar tarafından kontrol edilemeden aktarabilecek. Bu durumun devletlerin ya da şirketlerin uygulayabileceği sansür ve kontrol mekanizmalarını nasıl etkileyeceği, Hizmet Reddi (DoS) saldırılarının etkisini azaltıp azaltmayacağı da tartışılıyor. 

Bilgi bağlantılarında artış: Daha fazla ürün internete bağlandıkça, daha büyük veri depoları analiz edilmek üzere daha fazla veriyi algoritmalara sunmaya başlayacak. Böylece algoritmalar bireysel kullanıcıların özel ihtiyaçlarına hitap eden daha doğru bilgileri ortaya çıkarabilecek. 

Daha verimli dolaşım:  Eskiden arama motorlarını kullanırken en iyi sonuçları bulabilmek oldukça zordu. Fakat yıllar içinde arama motorlarının arama bağlamına ve meta verilere dayanarak semantik olarak daha alakalı sonuçlar getirme becerileri artırıldı. Böylece herhangi birinin oldukça kolay bir şekilde aradığı bilgiye ulaşmasını mümkün kılan daha rahat bir web görüntüleme deneyimi ortaya çıkmaya başladı. 

Web 2.0 aynı zamanda sosyal işaretleme sistemlerini de getirdi fakat bunlarda manipüleler de yaşanmaya başladı. Daha zeki algoritmaların manipüle edilmiş sonuçları yapay zeka ile daha iyi bir şekilde ayrıştırabileceği öngörülüyor. 

Web 3.0’a ne zaman geçilecek?

Web 3.0’a ne zaman geçilecek? Yakın zamanda büyük bir değişim bekleniyor mu?

Barış Özcan Web 3.0’a ilişkin 31 Ekim’deki videosunda bu konuda, “Böyle bir geçiş yakın zamanda mümkün olabilecek mi yoksa biz 10 yıl sonra hala Web 3.0’ı konuşmaya devam edecek miyiz, bilemiyorum. Ama blok zincirinin getirdiği bir takım ilkelerin internete adapte edilebilme ihtimalinden bile heyecan duyuyorum” diyor.

Özcan şu ilkeleri sıralayarak: 

“Açık kaynak kodlu bir sistem olması. 

Bilginin semantik olarak yani anlambilimine bağlı olarak tasnif edilmesi. 

Kişi mahremiyetine saygı duyulması.

Güvenli bir altyapı kurulması. 

İletişimin doğrulanabilir yöntemlerle gerçekleşmesi.” ekliyor; 

“Bu ilkeler, “akıllı kontratlar” vb. teknik sistemlerle de desteklenirse, internetteki veri monarşilerine son verip onları gerçekten demokratize edebilmek mümkün olabilir,belki.”

Bir Cevap Yazın